• Hikmet Altınkaynak

19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı

Hikmet Altınkaynak


19 MAYIS ATATÜRK’Ü ANMA,

GENÇLİK ve SPOR BAYRAMI


Değerli Dostlar, mayıs ayındayız. Bu ayın en önemli günü 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’dır. Bilindiği gibi ulusal bayramlar da ulusal bilincin temel taşlarıdır. Ne kadar önemle kutlanırsa, ulusal bilinç, o denli güçlü olur. Ulusal bilince ise günümüzde, her zamankinden daha çok gereksinim duyuyoruz.

Bu nedenle mahallemiz muhtarlığının bu resmi internet sayfasında ayın yazısının ulusal bir bayrama ayrılmış olması, çok yerinde bir karardır.

Böylesi bir konuyu yazmaksa, benim için onurdur.

Yazmak deyince, aslında hepimizin bildiğini ben kısaca anımsatmış olacağım, o kadar...


Evet, bildiğiniz gibi, hepsi de birbirinden değerli, dört büyük ulusal bayramımız var: 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı; 30 Ağustos Zafer Bayramı; 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı.

Her biri çok önemli tarihsel olay ve dönüşümleri simgeliyor.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, 19 Mayıs’ta kutlanan Atatürk’ün gençlere armağan ettiği büyük bir günün bayramı.


102 YIL ÖNCE


Hepimiz ezbere biliyoruz: Mustafa Kemal Paşa, 19 Mayıs 1919’da 102 yıl önce vatanın kurtuluşu için İstanbul’dan Samsun’a gitti, Milli Mücadeleyi buradan başlattı. Ardından 23 Nisan 1920’de Ankara’da TBMM’yi açtı, 29 Ekim 1923’te Cumhuriyeti ilan etti. Cumhuriyeti de gençlere bıraktı. Çünkü gençlere güveniyordu. Çünkü gençlerin Cumhuriyetin kuruluş felsefesini özümsemiş olarak yetişeceğine/yetiştirileceğine inanıyor, güveniyordu.

Mustafa Kemal Paşa, Cumhuriyetimizin demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olarak yaşaması için yöneticilerin ve gençlerin, çaba göstermesini istiyordu. Gösterildi elbette.


Ne var ki bu önemi Cumhuriyet felsefesini içselleştiremeyen, dahası buna karşı olan kimi siyasetçiler yol arayışına gittiler, yanlış yollara saptılar. Öncelikle Cumhuriyetin benimsediği laik eğitimden zaman zaman uzaklaşıldı, çift başlı bir eğitime kapı aralandı. Bunun faturası 15 Temmuz hain darbe girişimiyle ödendi. Şimdilerde de ne yazık ki, Milli Eğitim’in birtakım vakıf ve derneklerle işbirliği protokolü yaptığı basına yansıyor. A’dan Z’ye bozuk olan eğitim, yine Milli Eğitim Bakanlığı’nın kontrolünden çıkıp iyice arapsaçına dönüyor. Buna salgın sorunları da eklenince, çözümü hep öteleniyor. Olan çocuklarımıza oluyor. Onların çağa uygun yetişmesi engelleniyor. Umudunu kesen öğrencilerse, ne yazık ki eğitim için, iş için yurtdışına kaçıyorlar. Tüm bunlar, Atatürk Devrimlerinden uzaklaşmanın yarattığı sorunlar. Oysa bu vatan düşmandan kolay kurtulmadı.


MUSTAFA KEMAL PAŞA BEŞİKTAŞ’TAN YOLA ÇIKTI


Çünkü Osmanlı Devleti Birinci Dünya Savaşının yenilenleri arasındaydı. Bu yüzden İstanbul, İngiliz işgali altına girmişti. Sirkeci Garı açıklarında denizde de aramalar yapılıyor, direnişçilere göz açtırılmıyordu.

Rauf Bey, Mustafa Kemal Paşa’yı ”yola çıkmayın işgal kuvvetlerinin bir torpidosu sizi takip ediyor” diye uyarsa da o, 16 Mayıs’ta Beşiktaş İskelesi'nden bir motorla Kız Kulesi açıklarında bekleyen Bandırma Vapuru’na bindi, Samsun’a doğru yola çıktı.




İsmail Hakkı (Durusu) Bey’in kullandığı Bandırma Vapuru’nda 18 silah arkadaşıyla birlikte, Karadeniz’in dalgalarıyla boğuşarak, üç gün sonra 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak bastı.



İşte bu ilk adımla Milli Mücadele meşalesini yakıyor, Türkiye Cumhuriyeti’nin de temellerini atıyordu.


HER ŞEYİ NUTUK’TA ANLATTI


Mustafa Kemal Paşa, Samsun’a çıkışını ileriki yıllarda Nutuk’ta şöyle anlatacaktı: “1919 yılı Mayısının 19’uncu günü Samsun’a çıktım. Genel durum ve görünüş: Osmanlı Devletinin içinde bulunduğu topluluk, Genel Savaşta yenilmiş, Osmanlı ordusu her yanda zedelenmiş koşulları ağır bir “Ateşkes Anlaşması” imzalanmış. Büyük Savaşın uzun yılları boyunca, ulus yorgun ve yoksul bir durumda.”


Özetle Mustafa Kemal Paşa, yorgun ve yoksul bir durumda olan bu ülkede, İstanbul’dan, İzmir’den yurdun her köşesinden düşmanı kovdu, “geldikleri gibi giderler” demişti, gittiler. Vatan kurtuldu.

İşte bu bayramı onun için kutluyoruz. Bir daha düşman işgaline uğramamak için kutluyoruz. Cumhuriyeti yıkmak isteyenlere karşı Cumhuriyetin ne denli güçlü olduğunu, çağdaş bir yaşam felsefesi sunduğunu göstermek için kutluyoruz.

Yurdumuzu düşmanlardan kurtaran, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, vatan için canını veren tüm şehitlerimizi saygıyla anıyor, onlara minnet ve teşekkür duygularımı sunuyor, bayramınızı yürekten kutluyorum!





© Hikmet Altınkaynak



204 görüntüleme

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör