top of page

Hikmet Altınkaynak’ın Ardından

Güncelleme tarihi: 1 Nis 2023

Erol Kuntsal


16 Şubat 2023 günü, değerli komşumuz, edebiyatçı, yazar, eleştirmen, araştırmacı, Cumhuriyet Gazetesi köşe yazarı ve Cumhuriyetimizin çınarlarından biri olan Hikmet Altınkaynak (18 Şubat 1945-16 Şubat 2023) tedavi gördüğü Gayrettepe Florance Nightingale Hastanesi’nde 78 yaşında yaşamını yitirdi. Ani gelişen solunum ve kalp yetmezliği nedeniyle üç gün önce yoğun bakıma alınmıştı. Cenazesi 19 Şubat 2023 günü öğle namazının ardından Zincirlikuyu Camii’nden alınarak Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verildi.



Hikmet Bey ile, yine komşumuz olan Prof. Haluk Oral’ın 2019 yılında Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayınlanan “Nazım Hikmet’in Yolculuğu” adlı kitabının tanıtımı için bankanın Genel Müdürlük binasının sergi salonunda yapılan toplantıda karşılaşmıştık. Sergide kitabı oluşturan son derece kıymetli ve çoğu ilk defa sergilenen belgeler de bulunuyordu.

Hikmet Bey’e Cumhuriyet Gazetesindeki köşesinde Perşembe günleri yayınlanan yazılarını okuduğumu ve çok beğendiğimi söylemiştim. Bana “Beğenmenize çok sevindim ama eleştirileriniz ve önerileriniz varsa açıkça söyleyin, ben eleştirilere her zaman açığım” demişti. Hiçbir eleştirim olmadığını, daha yıllarca devam etmesini dilediğimi söylemiştim. Gerçekten de her yazısında yeni görüşler işliyor, eski veya yeni yazarları ve kitapları tanıtıyordu.

9 Mayıs 2018 günü, kıymetli muhtarımız Aslı Akyüz’ün öncülüğündeki “Konaklar Mahalle Buluşmaları” programı kapsamında yapılan “Mahallemiz ve Yazarlarımız” adlı toplantıda onunla birlikte konuşmacı olmak mutluluğunu yaşamıştım.


9 Mayıs 2018 günü “Konaklar Mahalle Buluşmaları” programı kapsamında yapılan “Mahallemiz ve Yazarlarımız” adlı toplantıdan bir fotoğraf.



1 Aralık 2018 günü, yine muhtarımız Aslı Akyüz’ün tertiplediği bir toplantıda konuşmacı olmuş, zengin arşivinden örnekler sunmuş, anılarını ve çalışmalarını anlatmış, toplantının sonunda katılımcılara kitaplarını imzalamış ve hediye etmişti.

Yazılarından ve konuşmalarından çok zengin bir kütüphaneye sahip olduğu anlaşılıyordu.

1 Aralık 2018 günü yapılan toplantıdan bir fotoğraf.



1 Aralık 2018 günü benim için imzaladığı kitabı.



1 Aralık 2018 günü yapılan toplantıdan diğer bir fotoğraf.



Son köşe yazısı 9 Şubat 2023 Perşembe günü Cumhuriyet Gazetesinde yayınlandı. Bu yazısını, yazımın son bölümünde okuyabilirsiniz. Altan Öymen ile “Kuşaklar Arası” adlı kitabına ilişkin yaptığı son söyleşisi ise 23 Şubat’ta Cumhuriyet Kitap Dergi’de yayınlandı.

Kitaplarının bir kısmını Muhtarlık kütüphanesinde de bulabilirsiniz.


Yazımı bitirdiğim sırada Muhtarımız Aslı Akyüz, onunla ilgili çok ilginç bir anısını anlattı. Gelin bu anıyı ondan dinleyelim:

“Tüm dünya ile birlikte ülkemizde de pandemiyi yaşıyorduk. Mutsuzuz, umutsuzuz, tükenmişiz, her şeyden korkuyoruz, insanlarla görüşmüyoruz, sevdiklerimizden ayrıyız, evin içinde ayrı odalardayız. 2020 yılında muhtarlıktayken bir gün telefonum çaldı, arayan Hikmet Bey idi. 23 Nisan geliyordu ve çocuklar için bir şeyler yapmak istiyordu. Pandemi koşullarını hepimiz biliyorduk, çocukları ve ailelerini bir araya toplayamazdık, onlarla görüşemezdik, ne yapacağımızı düşündük. Hikmet Bey, çocuklara imzalı kitap dağıtalım dedi. Bu benim de çok hoşuma gitti. Hikmet Bey'e çocuklara imzalı kitaplar hazırlamasını, benim tek tek kapılara giderek uzaktan da olsa çocuklara kitapları verip onları sevindireceğimizi söyledim. Bana çocukların isimlerini, soy isimlerini ve yaşlarını sordu. Listeyi tamamlayıp ona ilettim. O da listemizdeki tüm çocukların yaşlarına ve cinslerine göre kitapları ayrıştırıp zarfladı ve her birinin üzerine çocukların isimlerini yazdı. O kadar kibar bir insandı ki, o kadar düşünceli bir insandı ki, çocuklara özeninde de bu belliydi. İçinde kitaplarının olduğu zarfları kapı kapı dolaşıp uzaktan da olsa çocuklara teslim ettim, onların birer kare fotoğrafını çekip web sitemizde paylaştım. Hem çocuklar hem aileleri çok mutlu olmuştu. Onun bu harika davranışı ile çocukları sevindirebilmenin mutluluğunu yaşamıştık.”

Hepimizin başı sağ olsun. Hikmet Bey nurlar içinde uyusun.


2020 yılında 23 Nisan Bayramı sebebiyle “100. yılda 100 çocuğa 100 kitap” kampanyası için Hikmet Altınkaynak’ın hazırladığı zarflar.



Kitap hediyesini muhtarımız Aslı Akyüz’den alan bir çocuğumuz.



Hediyesini alan bir diğer çocuğumuz.




Kısa hayat hikayesi


Hikmet Altınkaynak, Niğde’nin Bor ilçesinde doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ni bitirdi. İlk eleştiri yazıları 1972’de Yeni Ortam’da ve 1975’de Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlandı.

Adını 1977 yılında “Edebiyatımızda 1940 Kuşağı” adlı kitabı ile duyurdu. Bu kitap için ilk eleştirel yazıyı yazan Oktay Akbal, “Bu ilk çalışmasındaki eksikliklere, yanılgılara karşın ileride daha başarılı ürünler verecek nitelikte bir genç” saptamasında bulunmuştu.

1980’li yıllardan başlayarak Milliyet ve Hürriyet yayın gruplarında redaktör, yazar, yazı işleri müdürü, yayın danışmanı ve genel yayın yönetmeni olarak 17 yıl çalıştı.

Yıldız Teknik Üniversitesinde Rektör Danışmanı ve Öğretim Görevlisi oldu. 2004 sonrasında Öğretim Görevlisi kimliğiyle Türk Dili, Çağdaş Türk Şiiri ve Biyografi Yazımı dersleri okuttu.

Milliyet Yayınları, AD Yayıncılık, Milliyet Çocuk, Şirinler, Heidi gibi birçok derginin yazı işleri müdürlüğü ile Milliyet Yayınları adına “Yaşasın Edebiyat” dergisinin genel yayın yönetmenliğini ve yazı işleri müdürlüğünü yaptı. Dergi, ustalarla amatörleri buluşturan, Danışma Kurulunda Türkiye’nin en saygın edebiyatçılarından Oktay Akbal, Ataol Behramoğlu, Nüket Esen, Vedat Günyol, Doğan Hızlan, Zülfü Livaneli, Erdal Öz, Yüksel Pazarkaya, Ülkü Tamer ve Buket Uzuner’in yer aldığı sayılı dergilerden biri oldu.

Yeni Ortam gazetesinde başladığı köşe yazarlığını Cumhuriyet, Vatan, Milliyet ve Radikal gazeteleriyle sürdürdü.

Varlık, Yansıma, Eleştiri, Türk Dili, Yeni A, Ulusal Kültür, Milliyet Sanat, Hürriyet Gösteri gibi edebiyat dergilerinde denemeler ve eleştiriler yazdı.

Eleştiri dergisini çıkardı.

Gelişim Yayınları’nda yayın danışmanlığı yaptı.

Çocuklar ve gençler için öyküler ve masallar yazdı. 12 kitabı MEB tarafından öğrencilere tavsiye edildi. İlkokuldan üniversiteye 10’u aşkın ders ve yardımcı ders kitabında yazıları yer aldı.

TRT televizyonunda Refik Halit Karay, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Orhan Veli Kanık gibi belgesel programlara danışmanlık yaptı, sanat ve edebiyat söyleşileri ekrana geldi.

1990-2002 arası Alman WDR Köln Radyosu’nda, kısa bir süre Kanal D televizyonunda, “Yıldız’da Sohbet” adıyla da TV8’de (2001-2003) kitap programları hazırlayıp sundu.

Yunus Nadi Ödülleri Öykü Dalı ile E. Hazım Tepeyran Roman Ödülünde seçici kurul üyeliği yaptı.

BESAM (Bilim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği) kurucularından ve son iki dönem Onur Kurulu üyesi oldu.

2021 yılında Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü’ne değer görüldü.


Yayın yıllarına göre eserleri


Edebiyatımızda 1940 Kuşağı, (inceleme/antoloji), 1977

Orhan Kemal, (inceleme/antoloji, Asım Bezirci ile), 1977

Karne Parası, (öykü), 1979

Zamanla, (deneme), 1982

Hikâye Yazarı Orhan Kemal, (inceleme), 1983

Nükte ve Fıkralarıyla Ahmet Rasim, (inceleme/antoloji, 2.bas.1996), 1984

Markopaşa Yazıları ve Ötekiler / Sabahattin Ali, (inceleme/antoloji, 6.bas. 2011), 1986

Ev Ödevi, (öykü), 1986

Kutlu Günlerimiz, (kültür, Ahmet Hikmet imzası ile), 1986

Fındık Kabuğuna Girer Kale Kapısına Sığmaz, (bilmece, 2. bas. 1993, Bilmece Bildirmece Dil Üstünde Kaydırmaca adıyla 1998, (Radikal gazetesi promosyonu), 1986

Ömer Seyfettin, (monografi, MEB tavsiyeli, 4. bas. 1995), 1989

Nasreddin Hoca, (monografi, MEB tavsiyeli, 6. bas. 2000), 1989

Evliya Çelebi, (monografi, MEB tavsiyeli, 5. bas. 1998), 1989

Karagöz, (monografi, MEB tavsiyeli, 5. bas. 1998), 1989

Dede Korkut, (monografi, MEB tavsiyeli, 5. bas. 1998), 1989

Ahmet Rasim, (monografi, MEB tavsiyeli, 4. bas. 1995), 1989

Halide Edip, (monografi, MEB tavsiyeli, 4. bas. 1995), 1989

Yunus Emre, (monografi, MEB tavsiyeli, 5. bas. 1998), 1989

Mimar Sinan, (monografi, MEB tavsiyeli, 6. bas. 2000), 1989

Karacaoğlan, (monografi, MEB tavsiyeli, 5. bas. 1998), 1989

Arkadaşım Bilgisayar, (öykü, MEB tavsiyeli, 15. bas. 2010), 1993

En Güzel Çocuk Oyunları, (oyun, Radikal gazetesi promosyonu, 1998), 1993

Şimdi Aldığımız Bir Haberi Veriyoruz, (öykü, 2. bas. 2004), 1993

Kutlu Günlerimiz, (yardımcı ders kitabı, 2. bas. 1996), 1994

Ünlüler de Çocuktu-1, (anı/antoloji, 11. bas. 2011), 1995

Deyimlerimizin Dili, (yardımcı ders kitabı, 2. bas. 1998), 1995

Dilimi Öğreniyorum / Türkçe 1, 2, 3 (yardımcı ders kitabı), 1996

Dilimi Öğreniyorum / Türkçe 4, 5, 6 (yardımcı ders kitabı), 1997

Dilimi Öğreniyorum / Türkçe 7, 8 (yardımcı ders kitabı, basılmadı), 1997

Orhan Kemal'in Hikâyeciliği, (inceleme), 2000

Yeni Binyılın Edebiyatçıları, (söyleşi, 2. bas. 2004), 2000

Türkçenin Zenginleştirilmesi Kurultayı / Bildiriler-Tartışmalar, (2. bas. 2004), 2000

Dünyayı Paylaşan Yazarlar, (deneme/eleştiri), 2001

Çağdaş Türk Şiiri 1, (inceleme), 2003

100 Temel Eser, (inceleme, 2. bas. 2008), 2004

Keloğlan, (masal, Kardeşime Masallar Dizisi 1), 2004

Bilge Hırsız, (masal, Kardeşime Masallar Dizisi 2), 2004

Açgözlü Değirmenci, (masal, Kardeşime Masallar Dizisi 3), 2004

Penceredeki Kuklalar, (masal, Kardeşime Masallar Dizisi 4), 2004

Sis ve Kamyonlar, (Masal, Kardeşime Masallar Dizisi 5), 2004

Nükte ve Fıkralarıyla Ahmet Rasim, (inceleme/antoloji, genişletilmiş bas.), 2004

100 Temel Eser, (inceleme, 2. bas. 2008), 2004

Ahşap Evin Mavi Gözlü Çocuğu, (öykü, Atatürk’ü Seviyorum Dizisi: 1), 2004

Şemsi Efendi Okulu’nda Kış, (öykü, Atatürk’ü Seviyorum Dizisi: 2), 2004

Bakla Tarlasındaki Kulübe, (öykü, Atatürk’ü Seviyorum Dizisi: 3), 2004

Okumaktan Başka Çare Yok, (öykü, Atatürk’ü Seviyorum Dizisi: 4), 2004

Benim, Canım Dayıcığım, (öykü, Atatürk’ü Seviyorum Dizisi: 5), 2004

Tek İsteğim Asker Olmak, (öykü, Atatürk’ü Seviyorum Dizisi: 6), 2004

Küçük Matematikçi, (öykü, Atatürk’ü Seviyorum Dizisi: 7), 2004

Mustafa Kemal Ağladı, (öykü, Atatürk’ü Seviyorum Dizisi: 8), 2004

Bir Bardak Limonata, (öykü, Atatürk’ü Seviyorum Dizisi: 9), 2004

Manastırın Ortasında var Bir Havuz, (öykü, Atatürk’ü Seviyorum Dizisi: 10), 2004

Türk Edebiyatında Yazarlar ve Şairler Sözlüğü, (edebiyat sözlüğü, 2. bas. 2008), 2007

Ünlüler de Çocuktu-2, (anı, antoloji), 2010

Güneş Çoktan Doğdu, (öyküler), 2014

Oktay Akbal'a Mektuplar, (40 yazarın, 138 mektubu), 2014

Edebiyatımızdan Portreler, (anı, antoloji), 2018


Onun için ne dediler?


Türkiye Gazeteciler Cemiyeti: Değerli meslektaşımız Hikmet Alkınkaynak’ı kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Mesleğimize uzun yıllar başarıyla hizmet veren Hikmet Altınkaynak’ın ailesinin, dostlarının, meslektaşlarının acısını paylaşıyor, başsağlığı ve sabır diliyoruz.


Prof. Dr. Ayhan Alkış (Yıldız Teknik Üniversitesi eski Rektörü): Değerli Cumhuriyet ve hikâye yazarı Hikmet Altınkaynak’ın sonsuzluğa göçtüğünü derin bir üzüntüyle öğrendim. Cumhuriyet gazetesi çok değerli, ödüllü bir yazarını, YTÜ emekli bir hocasını, ülkemiz onurlu bir aydınını, sevgili ailesi, öğrencileri ve sevenleri erdemli ve bir büyüğünü yitirdi. Ben, sevgili bir arkadaşımı, dostumu, hemşerimi yitirdim. Derin acılarınızı paylaşır, en başta ailesine, üniversite, Cumhuriyet camiasına, sevenlerine başsağlığı ve sabırlar diliyorum. Yıldızlar yoldaşı olsun. Işıklarda uyu sevgili Hikmet!


Murat Yalçın: Hikmet Bey’i, projelerine hep beni de katmak isteyen biri olarak anımsayacağım... Düşünüyorum da ona hiç “Hayır” dememişim; inceliğinden etkilenmiş, sıcak ve samimi ilgisine karşılık vermeye çalışmışım. Yaşasın Edebiyat dergisinde, Yazarlar ve Şairler Sözlüğünde, Edebiyatçılar Derneği’nde ve son olarak Yunus Nadi Öykü Ödülü seçiciler kurulunda sıkça görüştük. Yazın ortamında saygının, değerbilirliğin, sevginin ve içtenliğin güzel örneklerini verdi. Beni en çok etkileyen yanı da sakinliğiydi; bulunduğu ortamlarda kendini değil çevresini öne çıkaran, tartışmadan dinleyen ve anlamaya çalışan yanıydı. Çalışkan, dürüst ve nazik bir yazın insanı olarak özleyeceğim onu.


PEN Türkiye Yazarlar Derneği: Eserleriyle yaşayanlar arasına bir yıldız daha kaydı. Çok değerli üyemiz, yazar-çevirmen-öğretim görevlisi Hikmet Altınkaynak’ı uğurluyoruz. O bir edebiyat neferiydi. Bireysel çalışmalarını sürdürürken, örgütlü çalışmaya her zaman sonsuz inanır, destek olurdu. Uluslararası PEN “Yeni Sesler Jürisi” Türkiye seçkilerine yıllarca emek veren üyemiz Hikmet Altınkaynak, Cumhuriyet, Hürriyet, Radikal gibi önemli gazetelerde görev yapmış, 1940 Kuşağı şairlerinin eserlerini derleyerek “1940 Kuşağı, Türk Edebiyatında Yazarlar ve Şairler Sözlüğü” ne öncülük etmiştir. Yaşasın Edebiyat dergisine katkıları yadsınamaz. Beyefendiliği, nezaketi saygınlığı her zaman öne çıkan arkadaşımızın kaybı hepimizi derinden üzdü. PEN Türkiye olarak; ailesine, sevenlerine, edebiyat dünyasına başsağlığı ve sabır diliyoruz.


Zeynep Oral: Sevgili Hikmet Altınkaynak sonsuzluğa göçtü. Onu 70’li yıllarda tanıdım. Sanat dergimizde ne zaman başımız sıkışsa imdadımıza koşardı. Sonra PEN Yazarlar Derneği’nde, çeşitli edebiyat jürilerinde ve Cumhuriyet’te yollarımız sık sık kesişti. Sessiz sakin, efendi, nazik, bilgisiyle böbürlenmeyen, alçakgönüllü, sorumlu bir aydın, kibir bilmeyen, çok çalışkan, herkese sevgiyle, iyi niyetle, güler yüzle yaklaşan bir insan... Daha hayattayken ona “Edebiyatımızın neferi” adını takmıştım. Ve o bundan çok hoşlanırdı. Hoşça kal sevgili arkadaşım, hoşça kal edebiyatımızın neferi...


9 Şubat 2023 günü Cumhuriyet Gazetesinde yayınlanan son köşe yazısı


Dayanışmak yaşatır...


Deprem yıkımı, tepeden tırnağa hepimizi derinden sarstı. Türkiye yasa boğuldu. Hangi televizyonu açarsak açalım ağlayan, inleyen insanlarla dolup taştı. İçimiz burkuldu, gözlerimiz yaşardı. Herkes için için ağladı. Bunu yapamayanlar, gözyaşlarını tutamadı. Bunlar hem üzüntünün hem öfkenin hem de hayatta kalmanın dışa vurumudur.

Yıkılan kenti ilk bakışta gösteren örnekler çoktu. Bunları görünce, yapıların neden yıkıldığını da kavramak zor değildi. Aynı cadde üzerinde bir yapı sapasağlam, bir yapı yerle bir olmuştu...

Böyle bir örneğin açıklaması, yapı denetimi yapılmamış, yapı malzemesi çalınmış olmasından başka ne anlama gelebilirdi ki...

Yıllardır deprem hazırlığı için yöneticileri uyaranların ne denli haklı olduğunu da gösterir. Çalınan yalnızca yapı malzemesinin parasal karşılığı olmadı, binlerce insanın yaşamı oldu. Böyle olunca da bunun sorumluları bağışlanamaz. Bağışlandı. Vergi affı dendi, imar affı dendi bağışlandı...

Yasalara uymayanların, yasalara uymayanları bağışlaması olağandı. Yapıldı.

Şimdi tüm bunları bir kenara koyma zamanı. Şimdi bu yıkımı yaşayanların yanında olma onlarla dayanışma zamanı. Acıları paylaşma, acılı insanları yaşama döndürme zamanı.

Biliyorum bu çok zor. Ama imkânsız değil. Herkes buna kendini katmalı. İşin diğer yanını yarına bırakmalı.

Bugün depremzedelerle dayanışma haline girmeli. Giriliyor da yardım için binlerce insan akıyor.

Depremzedelerle dayanışma halindeyken bu depremin böylesine büyük yıkımla sonuçlanmasının sorumlularına da hesap sormakta dayanışma içinde olmak yarının işi olmalı.

Yasalara uymayanların, yasaları bilmemeleri mazeret değildir. Onları aklamaz. Depreme dayanıklı bir yapı kum gibi yıkılıyorsa, bunun sorumluları elbette bellidir.

Cehaletin bu denli yaygın olduğu düşünülürse, bu durum şaşırtıcı da değildir.

Aslında bugün “Edebiyatımızda kuşaklar ve kitaplar” konusunu ele alacaktım. Art arda gelen iki deprem ve iki büyük yıkım, herkesin olduğu gibi, benim de gündemimi değiştirdi.

Türkiye’nin deprem kuşağında olduğunu biliyordum ama 1999 depreminden bu yana en az 20 yıldır deprem vergisi toplayan, deprem konusunda her türlü çalışmayı yaptığını söyleyen siyasal iktidarın daha ilk depremde sözlerinin ne denli gerçek olduğunu öğrenmiş olduk!

Faturayı, canını veren Acılı Kuşak ödedi. Geriye de bu acıyı nasıl yok edeceğini bilemeyen Acılı Kuşak yakınları kaldı. Elbette bu durum toplumun belleğinde kazındı.

Şimdi bilimle, bilgiyle değil de rüşvetle, aldatmayla, ülkeyi yönetenleri değiştirme zamanı.

Çünkü bunlar aramızda...

Bunlar Emre Kongar’ın salı günkü yazısında değindiği gibi, gerçek katiller: Bu katillerse: “Bina kılığında geziyorlar”: 1) Cehalet... 2) Kadercilik... 3) Açgözlülük... 4) Kent yağması... 5) Arsa yağması... 6) Denetimsizlik... 7) Rüşvetçilik... 8) Plansızlık....

Şimdi bu katilleri adalete teslim etme ve Acılı Kuşağın yakınlarının yaralarını dayanışmayla sarma zamanı...

Başarmak umuduyla, herkese geçmiş olsun, herkesin başı sağolsun...

Acılı Kuşak yakınları da yaşayacak elbet, onları sevgi ve dayanışma yaşatacak.





250 görüntüleme

Son Yazılar

Hepsini Gör

Kurmacalar

Comments


bottom of page