Bellek Yoklaması

Güncelleme tarihi: 1 Eyl


" Sanatsız kalan bir ulusun yaşam damarlarından biri kopmuş demektir "

(M. Kemal ATATÜRK)

Ülke çapındaki kültürel aşınma, sanat kurumlarına da bulaşmaya başlamışsa sorun çok düşündürücü. Sanatsal düzeysizlik, beğeni ölçülerinin aşağı çekilmesi nasıl kaygılandırmaz, etkilemez bizi. Uykuyla-uykusuzluk arası ,karabasan dolu geceler; düşlerin alışıla gelmiş uyumsuzluklar zinciri. Perde açıldı açılacak, oysa belleğimde her şey silinmiş… Bilinçaltı çalıştırıyor pistonlarını; bastırılamamış, bastırılamayacak bir tutkunun dışa vurumu mu bu; oyunculuk…Tutkunun da ötesinde, işlevinizi duyabileceğiniz, çağın, günün sorunlarına ışık tutabilecek, irdeleyebilecek bir metinle buluşup, buluşamamanın sancısı; dolayısıyla izleyicilerle de... Oyuncunun nasıl bir misyon yüklendiğinin, bu misyonu taşıyacak, sürdürecek donanımının olup olmadığının tartışılmadığı; göz ardı edildiği, memur-oyuncu konumunun geçerli sayıldığı, çağının gelişen koşullarına ayak uyduramayan bir yasa ve onun uzantısı bir sözleşme. Belirli bir kesimin, fincancı katırlarını ürkütmeme adına sürdürdüğü suskunluk, adamsendecilik ve değişime direnen, elimdekini de yitiririm kaygısı, korkusu… Bir de tüm bunlara tuz biber eken, “parayı veren düdüğü çalar” anlayışı ."Memleketin Birinde: "Hoptirinininam tiritirinam!"

Birileri: "Canım, yorulmuşlardır artık, çalışmasınlar, biraz rahat yüzü görsünler" diyorlar, oyuncular için. Günümüzde, bir Batı Avrupa ülkesinde, böyle saçma sapan bir öneriyi değil düşünmek, aklının kenarından bile geçirmez; insanoğlu !.. Yıllar önce tanımlanan ’’yaş yetmiş, iş bitmiş’’ deyimine karşın, günümüz tıp dünyası, artık yaş sınırının fiziksel olarak 62 yaşına dek: orta yaş, 62-65 arası: ’’ilk yaşlılık’’, 65-75 arası: ’’orta yaşlılık’’, 75’ ten sonrasını da ’’yaşlılık’’ olarak kabul ediyor. Doğal ki, oyuncular söz konusu olduğunda, yeter ki fiziksel ve belleksel sorunları yoksa; oyuncunun da yaşı yoktur!...

Uzunca bir dönem tanıklık ettiğim Polonya tiyatrosunda bırakın 60-65 yaşı, 70’lerinde, 80’lerinde oyuncular altın çağlarını yaşıyorlar. Yüreğimizin çarpıntılarını, çalkantılarını duyabilseler; düşleyebilseler, yaşımızı sınırlayan böyle bir yargıya varamazlar zaten. Böyle bir duyguyu hissedebilmeleri için de, biz tüm oyuncuların sahnede yuttuğumuz tozu, hiç olmazsa içlerine çekmek, kullandığımız dili duyabilmek, çağımız sorunlarını paylaşmak adına, oyunlarımıza gelmeleri gerekmez mi! Biz oyuncuların beden dili, her şeyi yeterince yansıtır kanısındayım.

Cumhuriyetimizin kuruluşunun ardından, Atamızın ilk kalkınma, aydınlanma girişimi( o günlerin koşullarını da göz önüne getirecek olursak) sanata ve sanatçıya en büyük yatırım olacağı inancıyla "Ankara Devlet Konservatuvarı’nın" temelini atmış olmasıdır; Alman tiyatro, opera yönetmeni, oyuncusu, aynı zamanda eğitmeni Carl Ebert, Cumhuriyetimizin ilk yıllarında, ülkemizde 10 yıl yaşamış ve bu süreçte Ankara'da Devlet Konservatuvarı ve Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğünün kuruluşunda büyük emekleri geçmiştir. Ayrıca, 1936 yılında, Cumhurbaşkanlığı Filarmoni Orkestrası Genel sahne işlerinin örgütlendirilmesi adına Ankara'ya davet edilmiştir. Aşağıda adını andığım sanat kurumlarımızın günümüze dek yurt düzeyindeki gelişimi, yayılması bunun somut bir kanıtıdır; Devlet Konservatuvarları'nın, Devlet Tiyatroları'nın, -Darülbedayi- Günümüz Şehir Tiyatroları'nın, Halk Evleri’nin, Tonguç Baba'nın Köy Enstitüleri’nin, Devlet Opera ve Balesi'nin, Devlet Senfoni Orkestrası'nın, Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nin, Türk Dil Kurumu’nun ve hepsinin ötesinde, gördüğü üvey evlat davranışıyla, yıllarca çok zor koşullarda, ülke çapında yaşam savaşı veren tüm ödeneksiz tiyatrolarımızın, ulusumuzu eğitsel, kültürel, estetik, etik kavramlarda düşündürme, uyandırma, bilinçlendirme ve toplum yararına üst düzeye ulaştırma ve bir potada eritip ulusaldan evrensele geçişi hazırlama sürecinde savaş veren, bu güzel sanatlar ordusunun, ulusumuzu aydınlığa çıkaracak bir kültür - yaşam ağacının, insanı insan yapan bir çınarın doğurgan kökünden kol veren dallarında, yeni yeşeren filizlerinden, ülkemizi yurt dışında tanıtan nice ünlü sanatçılarımız arasında Leyla Gencer, İdil Biret, Suna Kan, Ayla Erduran, Suna Korad, Mete Uğur, Pekinel Kardeşler, Fazıl Say, Mesut İktu gibi daha nicelerini anmadan geçemeyiz...


Sanatçı kavramının buharlaştığı bir ortamda, sanatçılığa soyunanlar öylesine yozlaşmışlar ki; artık gerçek sanatçılar ve sorunları unutulmuş, yerini boyalı basın, ucuz diziler (içlerinde düzeylilerini, dışında tutuyorum bu değerlendirmenin), köşe dönücü anlayışı doğrultusunda Pop Star yarışmaları, Biri Bizi Gözetliyor, Televole’ler almıştır; Sn. Bekir Coşkunun deyimiyle ’’farkına varmadan!’’.

Bu ülke, tüm evrenin tanıdığı, sevip saydığı, bağrına bastığı gerçek sanatçılarını, küstürdü, kimileri bir köşede unutuldu. Cevat Şakir Kabaağaçlı’dan, Nazım Hikmet’e, Aziz Nesin’den daha nice yazın insanımıza dek!.. Öylesine ucuzladı ki sanat; işportaya düştü: ne alırsan bir Pop Star’a, Televole’ye! Sanata - sanatçıya ne gerek: sütlü börek! Tirajı yüksek gazetelerin baş ya da 2.sayfalarında: Pop-Starlar, Türk-Starlar, Akademi-Türkiye’ler; seçmece bunlar, seç seç al; kültürümüze kazandır... Gündüz Kuşağı programları: "yeme de, yanında yat". Bağrışmalar-çağrışmalar, dövüşler-tartışmalar, aşağılamalar-ağlaşmalar, biz-bize, diz- dize... Tam bir horoz dövüşü!.. Ölü toprağı serilmiş üzerimize!...

"Ölü Sanatçılar Ülkesi’’ başlıklı köşe yazısında bakın Bekir Coşkun ne diyor: ’’Ekranlara bakın; tiyatronun, sinemanın, müziğin, yazın dalının, daha birçok sanat alanının gerçek sanatçılarını göremezsiniz. Onların yerine densiz-basit-kalitesiz kim varsa orda. Reklamlardan dizi filmlere, tartışma programlarına kadar". Sanat ölü, sanatçılar ölü… Bir gecede, utanç verici sululuk ve kalitesizlik içinde parlatılan starlar(!), bir hafta içinde çöpe atılırcasına unutulup gidiyor; ölü sanatçılar ülkesinde."

18.10.2002 Hürriyet’ten. 2. sayfada yer alan çok önemli sanat (!) haberleri; resimleriyle: Örneğin, bir araba reklamı ve sağ alt köşede sıkışmış kalmış ‘’Ölü Sanatçılar’’ Ülkesinin yitirdiğimiz değerli oyuncusu Soner Ağın’ın resmi!.. Toplumumuzun bu önlenemez gibi görünen düşüşe karşı vurdumduymazlığı, aymazlığı; İçimize sindi mi, şimdi!...

YANGIN VAAAAAAR

Yıl 2013… Yangın Vaaaar!... Tiyatrolarımızda yangın vaaaar; 1964’lerden günümüze tırmanarak Cumhuriyet kazanımlarımızın olmazsa olmazı sanat kurumlarımız yakılıyor...


Yıl 1964 – Tepebaşı Dram Tiyatrosu, Bertolt Brecht’in “Sezuan’ın İyi İnsanı” adlı oyunu sırasında basılır, kapı-çerçeve kırılır, oyuncular sahneden indirilerek oyunun oynanması engellenir. 17.04.1970’te ,bu kez tiyatro yakılır, ama sanki “beni yıkamazsınız” dercesine hala ayaktadır. Son darbe 03.11.1970’te vurulmuş ve yüz yıllık tarihine son nokta konmuştur.


Yıl 27.01.1969 - Aksaray Küçük Opera Tiyatrosu yangını. “Devr-i Süleyman”ı oynayan halk oyuncularının geleneksel tiyatromuzun tuluat, vodvil geleneğini sürdüren son oyuncu kuşağının bu sahnesi de, yangın yerinde bulunan iki gaz tenekesiyle kundaklanarak tarihe gömülmüştür.

Yıl 27.11.1970 – Atatürk Kültür Merkezi’nin büyük sahnesinde oynanmakta olan: "Cadı Kazanı" adlı oyunun sahnelenişi sırasında çıkmış olan yangında tüm bina harap olmuştur. Yangından önce değişik tarihlerde oyunun oynanmaması, oynandığı taktirde yakılacağını belirten tehdit broşürleri AKM içinde defalarca dağıtılmıştır.


Yıl 27.11.1977 – Kadıköy Şehir Tiyatrosu “Hülleci” oyunu oynanırken bombalandı. 2. perdenin oynandığı sırada giriş kapısından giren beş kişi salonun arka boşluğuna bombaları atarak kaçtılar. Ayrıca, “Fatih Şehir Tiyatrosunda” oynanan “İşgal” oyunu da aynı kaynaktan yönlendirilen gruplarca saldırıya uğradı. Su kemerlerinin üstüne çıkan kişiler, kemerlerden söktükleri taşları binanın çatısına atarak panik yaratmışlardır.


Yıl 22.01.1978 – Fatih Şehir Tiyatrosunun camları önce makineli tüfekle taranmış ve içeriye tahrip gücü oldukça yüksek bir bomba atılmıştır. O sırada, yönetmen Başar Sabuncu, Vasıf Öngören’in “Zengin Mutfağı” oyununun son provalarını yapmaktadır.

Oynanırken basılan “Sezuan’ın İyi İnsanı”, ihbar üzerine oynanması durdurulan “Eşeğin Gölgesi”, “Biraz Gelir misiniz?”, İstanbul ve Ankara’da yasaklanan “Devr-i Süleyman” Anadolu turnesinde basılan “Hülleci”, “Başbakanın Uşağı”, İstanbul’da basılan “Karagöz Berber Nonoş ” ve belleklerden silinmeyen “Pir Sultan Abdal” oyunları da, kıyımların arasında yer almakta.


Yıl 09.02.1987 - Surp Agop Hastanesi’nin yanındaki Şan Tiyatrosunda oynanan "Muzır Müzikali". O zamanlar çıkan “Muzır Yasası” nın hışmına uğramış. Ara ara, oyuna gelen gruplar slogan atıp, kavga çıkartıyorlar; muzır yasasıyla dalga geçildiği için. Oyunun 76. akşamında, alınan tehditler sonucunu vermiş ve tiyatro kundaklanmış oldu; 20 dakika içinde.


Yıl 15.02.1999 Elhamra Tiyatrosu yangını.

Elhamra sineması İstiklal Caddesinde, eski adıyla Grande Rue de Pera’da, 320 numarada bulunan ve “Fransız Tiyatrosu” adı verilen binanın, 1831’de çıkan büyük yangında yanarak kül olmasının ardından, binanın yerine İtalyan “Giustiniani” tarafından yeni ve görkemli bir tiyatro olarak inşa edilmiştir. Kristal Palas adıyla anılsa da, iş yapamaması üzerine bir süre mobilya dükkânı olarak kullanılır.

1923 yılında “Arapzade Said Bey”in binayı satın almasıyla Elhamra Sineması haline gelir. 1936 yılında el değiştirerek “Sakarya Sineması” adını alır.

1944’de yeniden Elhamra adıyla film gösterimlerinin iş yapamaması sonucunda tekrar tiyatro salonu haline dönüştürülür. Gülrüz Sururi-Engin Cezzar ve Toto Karaca’nın İstanbul Tiyatrosu Elhamra’da bir çok oyun sergilenmiştir.

1976 yılında günün modasına uyan yapı yine sinema salonuna dönüştürülerek cinsel içerikli filmler oynatılmıştır.

15 Şubat 1999’da yine çıkan bir yangınla kullanılamaz hale geldi.

Elhamra Sineması, Atatürk’ün de iki kez film izlemesi, Muhsin Ertuğrul’u tebrik etmesi, ilk Türk sesli film yapımı olan: “İstanbul Sokaklarında” nın oynatılması, özgün biçimi koruyan en eski İstanbul Tiyatrosu olma gibi özelliklere sahiptir.


O derece yaklaşmışken yangınlara, Nazım Hikmet'in dizeleriyle son verelim söyleşimize :


Ben yanmasam,

sen yanmasan,

biz yanmasak,

nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa.. (N. Hikmet)

Tuğrul Çetiner

İstanbul, 03.03.2002- 16.06.2013



TUĞRUL ÇETİNER



27.09.1942 İstanbul doğumlu.

30.06.1962 Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro bölümü mezunu.

1962-1975 Ankara Devlet Tiyatrolarında oyunculuk yaptı.

1975-1976 Yıllarında İngiltere’ye tiyatro dalında bilgi, görgü, deneyim bursuyla gitti.Fransa’da, Peter Brook’un Paris Uluslararası Tiyatro Araştırma Merkezi aracılığıyla Polonya’nın Wroclaw eyaleti ''Grotowski Tiyatro Laboratuarı'' atölye çalışmalarına katıldı; Polonya kültürüyle de yakından tanıştı.

1977-1979 Yıllarında, Ludwig Solski adına Wroclaw Yüksek Tiyatro Okulu Kukla Oyunculuğu bölümünde serbest öğrenci olarak öğrenim gördü.

04.10.1979 Londra Little Angel Marionette kukla tiyatrosunda John & Linda Wright'ın Sanat Yönetmenliğinde 24 Ekim 1979'a dek staj yaptı.

1979-1980 Yıllarında, Krakov Jagiellonski ve Varşova Üniversitelerinde Türkoloji bölümünde okutmanlık yaptı.

1980-1983 Yıllarında, Poznan eyaleti “Marcinek” ve Wroclaw eyaleti Kukla Tiyatrolarında staj yaptı.

1985 Yılında, Devlet Tiyatrolarına oyuncu olarak geri döndü.

1989-1990 Tiyatro sezonunda, Ankara Devlet Tiyatroları Küçük Sahne’de Polonya’lı yazar Witold Gombrowicz’in “İwona” adlı oyununda yönetmen Ewa Bulhak’ın asistanlığını, çevirmenliğini ve text’in konsultasyonunu üstlendi.

1993 Eylül’ünde Ankara Devlet Tiyatroları Şinasi sahnesinde Polonya’lı yönetmen, sahne tasarımcısı, ressam Jozef Szajna’nın özgün senaryosunu yazdığı “İzler II” (Türkiye Premiere’i) adlı oyunda yönetmenin asıstanlığını, çevirmenliğini üstlendi, oyunun çevirisini yaptı.

1994 Yılında, ünlü çağdaş besteci, orkestra şefi Krzysztof Penderecki’nin ve çağdaş besteci, orkestra şefi Krakov Müzik Akademisi Rektörü Marek Stachowski’nin ortak yapıtı “Cesur Şövalye” adlı Kukla-Opera’nın Türkiye Premiere’ini Ankara Devlet Opera ve Balesi’nde Polonya’lı yönetmen Wojciech Wieczorkiewicz’le ve sahne tasarımcısı, ressam Jan Berdyszak’la birlikte gerçekleştirdi. Yönetmenin asistanlığını ve çevirmenliğini üstlendi. Libretto’nun çevirisini ve şarkı sözlerinin uyarlamasını yaptı.

1997 Yılında Polonya Başkanı Aleksander Kwasniewski tarafından Polonya vatandaşlığına lâyık görüldü.

1997 Yılında Michal Ratynski’nin yönetmenliğini yaptığı, Polonya Devlet Televizyonu’nun gerçekleştirdiği: “Polonya’yı Vatanı Seçenler belgeselinin “Nereye Koşuyorsun Böyle Tuğrul?” başlıklı bölümü yayımlandı.

1998-1999 Yıllarında, Wladyslaw Pasikowski’nin yönetmenliğini üstlendiği, Polonya- Warner Bross yapımı /Samum Operation/ “Samyeli Operasyonu” adlı filmde Faysal karekterini canlandırdı.

2003-2004 Yıllarında, Andaç Haznedaroğlu’nun yönetmenliğini üstlendiği, TRT 1’de yayımlanan “Çınaraltı” adlı dizide İhsan Dede karakterini canlandırdı.

2005 Yılında, yapımcılığını Osman Sınav’ın, yönetmenliğini Mustafa Şevki Doğan’ın üstlendiği, kanal D’ de yayımlanan “Kapıları Açmak” adlı dizide Mahir Hoca karakterini canlandırdı.

2006 Yılında, yönetmenliğini Daver Atabey’in üslendiği, TRT yapımı: “ Para” adlı film’de Avukat karakterini canlandırdı.

2006 Yılında kanal D’de yayımlanan, yapımcılığını TİM production’ın üstlendiği “Sağır Oda” adlı dizide Mahsur Efendi karakterini canlandırdı.

2007-2008 TMC Yapımı, Kanal D’de yayımlanan; "Bıçak Sırtı" adlı dizi’de Selim Reşat Ertuğrul karakterini canlandırdı.

2009 Yapımcılığını PANA FİLM'in üstlendiği Kurtlar Vadisi ,,Gladio’’ adlı sinema filminde Fuat Aras karakterini canlandırdı.

2013 PANA FİLM Yapımı, Kanal ATV'de yayımlanan : "Ben Onu Çok Sevdim" adlı dizi'de Celal Bayar karakterini canlandırdı.

2014 Yapımcılığını LİMON ÇİÇEĞİ film'in, yönetmenliğini Emre Konuk'un üstlendiği ''Çırak''adlı sinema filminde Yakup Bonfil karakterini canlandırdı.

2015-2016 ENDEMOL SHINE TURKEY yapımı, kanal FOX yayımlanan: "Kördüğüm" adlı dizi'de Tarık Karasu karakterini canlandırdı.

2016 -2017 Ferzan Özpetek'in yönetmenliğini üstlendiği BKM yapımı "İstanbul Kırmızısı" adlı filmde Oğuz karakterini canlandırdı. Filmin Prömiyeri 3 Mart 2017.

2019-2020 BOZDĞA FILM yapımı, kanal ATV' de yayımlanan: "Kuruluş Osman" adlı dizi'de Yannis karakterini canlandırdı.

2022 Oğuzhan Akalın'ın yönetmenliğini üstlendiği YAS adlı kısa metraj filmde Ercan karakterini canlandırdı.

Polonyaca’dan Türkçe’ye çevirileri:

Jozef Szajna ,, İzler II’’ (Ankara DT. Küçük Tiyatro. 1994, yönetmen: Jozef Szajna)

Ewa Szelburg - Zarembina ,, Cesur Şövalye’’. Libretto Krzysztof Penderecki- Marek Stachowski (Ankara DT. Küçük Tiyatro.1994, yönetmen: Wojciech Wieczorkiewicz)

Rada Moskova ,,Nereye Koşuyorsun Böyle Minik Tay?’’ (Van DT. 2002, yönetmen: Süleyman Atanısev. Ankara DT. Akün Sahnesi, prömiyer 23 Kasım 2010, yönetmen Ulviye Karaca. İstanbul DT. 2013, yönetmen: Cezmi Gökalp)

Raymond Cousse ,,Çocuksuluk’’ (sahneye uyarlayan Michal Ratynski).

Bruno Schulz "Son Kaçış" Bruno Schulz'un öykülerinden sahneye uyarlayan Aleksander Maksymiak.

Tadeusz Rozewicz "Tuzak".

Agnieszka Hensel ,, Bay Benek Ve Kedisi Miyav’’ (Trabzon DT. 2010, yönetmen: Uğur Keleş)

Janusz Glowacki ,,Antigone New York’ta’’ (İstanbul DT. 2011, yönetmen: Faik Ertener)


Stanislaw Grochowiak ,,Çirkin ve Güzel’’.

Amanita Muskaria ,,Günlük Çorba''.

Ryszard Kapuscinski ,,İmparator’’.

Bruno Jasieński ,,Mankenler Balos"


Ödüller


15.08.1996 Yılında oyun çevirileriyle, Polonya kültürünü yurt dışında tanıtması ve yayması nedeniyle, ,,Polonya Ulusal Katolik Kilisesi’nin’’ “Kâlp'ten Kâlp'e” ödülüne lâyık görüldü.

03.05.2010 DETİŞ Devlet Tiyatoları Sanatçiları Derneği. Ödülü.

27.03.2011 Yılı, Dünya Tiyatrolar Gününde ’’Polonya Uluslararası Tiyatro Enstitüsü Merkezi Yönetimi,, (İTİ) Polonyaca’dan oyun çevirileriyle , Polonya kültürünü yurtdışında tanıtması, yayması nedeniyle Stanislaw Ignacy Witkiewicz adına verilen - 2011-’’Dünya’da Polonya Tiyatro Kültürünü Tanıtım Ödülüne’’ lâyık gördü.

06.05.2012 Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuarı 50 Yıl Sanatçı Ödülü.

2013-2014 Lions 50 Yıllık Sanatçı Ödülü.

21.10.2014 Yurtdışında oyun çevirileriyle Polonya'yı tanıtımına, dolayısıyla Polonya Cumhuryeti'ne hizmetleri nedeniyle: Polonya Reisicumhuru Bronislaw Komorowski tarafından ''POLONYA'NIN YENİDEN DOĞUŞUNUN YARARLIK VE SUBAY HAÇ'I NİŞANI'NA'' lâyık görülmüştür. Ödülü, Ankara Polonya Büyükelçiliği Konutunda, 25 Mart 2015'te, Polonya Dışişleri Bakanı Sn. Grzegorz Schetyna tarafından takdim edilmiştir.

23.04. 2015 ''23.Nisan Dünya Kitap ve Telif Hakları Günü'' nedeniyle, Polonya Yazarlar ve Kompozitörler Telif Hakları Birliği " ZAiKS" yılın ödülünü, Polonya yazınından Türkçe'ye oyun çevirileri dalında oyuncu- çevirmen Tuğrul Çetiner'e lâyık görmüştür.

11.06.2016 Lions Sanata olan katkıları nedeniylen tiyatro dağlında Tuğrul Çetiner'e verildi.

31.05.2017 50.Yıl sanata hizmet ödülü. Kıbrıs Genç TV , 20. Yılı kutlama törenleri nedeniyle verilmiştir.

TİYATRO OYUNLARI

Branda Bezi. Nazım Kurşunlu. / Deniz/. 1957. İzmir Ö.T.Koleji

Kiralık Bina. Eduardo de Filipo. /Çocuk./. 02.08.1958. D.T. İzmir Açık Hava Tiyatrosu .

Mektup. Rabin.D.Tagor. /Amal/. 1958-59. İzmir Devlet Tiyatrosu.

Pervaneler. Cahit Atay. /Ses/. 24.11.1959. İzmir Devlet Tiyatrosu

Pollyanna. Elanor Porter. /Jimmy-Arthur/. 06.12.1959. İzmir Devlet Tiyatrosu

Evin İçi. M. Meterling. /Baba/. 1960-61. İzmir D. Konservatuarı Tiyatro Bölümü.

Oidipus. Sofokles. /Thebai’li/ 1960. İzmir Açık Hava Tiyatrosu .

Babamızın Evinde Hayat. Day Clearance. /John/. 01.10.1961. İzmir Devlet Tiyatrosu.

Rose Bernd. Gerhart Hauptman. /Vater Kleinart/. 03.10.1962. Ankara D.T.3. Tiyatro.

Çalı Kuşu. Reşat Nuri Güntekin. /Kalem şefi, Müh. Mümtaz/. 11.12.1962. Ankara D.T. 3.Tiyatro.

Hamdi Hamdi. Cahit Atay. /reji as./. 13.04.1963. Ankara D.T. 3. Tiyatro.

Volpone. Ben Johnson. /Corbakcio/. 01.10.1963. İzmir Devlet Tiyatrosu.,1963-1964 Ankara D.T. 3.Tiyatro, 1964-65 Bursa Tiyatrosu.

Pusuda. Cahit Atay. /Yılanoğlu/. 02.01.1964. İzmir Devlet Tiyatrosu.

Dünkü Çocuk. Garson Kanin. /Senatör N.Hadges/. 17.03.1964. İzmir Devlet Tiyatrosu, 1964-65 Bursa A.V.P. Tiyatrosu.

Dünyanın Düzeni. Sean O’casey. /Johnny/. 03.10.1964. Ankara D.T. 3.Tiyatro.

Yabanlar. Carlo Goldoni. /Simon/. 09.09.1965. İzmir Açık Hava Tiyatrosu.

Yatık Emine. Refik Halit Karay-Nazım Kurşunlu. /Arzuhalci İsmail/. 02.10.1965. Ankara D.T. 3.Tiyatro.

Kördüğüm. Hidayet Sayın ./Erkek/. 01.1996 Ankara D.T. Altındağ Tiyatrosu, 02-04.1996. Adana Devlet Tiyatrosu.

Candide. Bernard Shaw. /Alexander/. 03.10.1967. Ankara D.T. Yeni Sahne.

Orda Bir Köy Var Uzakta. Sabahattin Engin. /Boşnak/. 27.01.1968. Ankara D.T. Altındağ Tiyatrosu.

Amedee. Eugene Ionesco. /Amerikalı er /. 30.01.1968. Ankara D.T. Yeni Sahne.

Yedekçi. Müsapzade Celal. /Bohor/. 03.10.1968. Ankara D.T. 3.Tiyatro.

Gecikenler. Nzım Kurşunlu. /Edip/. 07.06.1969. Ankara D.T. Altındağ Tiyatrosu.

Anatevka. Aleichem Scholom. /Mordchay/. 14.10.1969. Ankara D.T. Büyük Tiyatro.

IV Murat. Turan Oflazoğlu. /Hekimbaşı/. 13.11.1970. Ankara D.T. Büyük Tiyatro.

Romeo Juliet. W. Shakespeare. /Eczacı/. 12.10.1971. Ankara D.T. Büyük Tiyatro.

Mektup-Postahane. Rabin D.Tagore. /Hekim Usta/. 08.01.1972. Ankara D.T.Küçük Tiyatro.

Becket. Jean Anoulih. /Başpiskopos/. 18.02.1973. Ankara D.T. Büyük Tiyatro.

Müfettiş. Nikolay Gogol. /L.L.Hlapov/. 04.01.1974. Ankara D.T. Büyük Tiyatro.

Suçlular Çağı Suçsuzlar Çağı. Siegfried Lenz. /Basımevci/. 14.01.1975. Ankara D.T. Yeni Sahne.

IV Murat. Turan Oflazoğlu. /Hekimbaşı/. Ankara D.T Yapımı. Büyük Tiyatro-İstanbul D.T AKM 21.06.1975. İstanbul Fest. Rumeli His., 15.08.1975 İzmir Açık Hava Tiyatrosu.

Sahibinin Sesi. Sevim Burak. /Baba/. 1985-86. İstanbul D.T. AKM Oda Tiyatrosu.

Ermiş Jeanne. George B.Shaw. /Douphin-Kral Charles VII/. 1986-87. İstanbul D.T. AKM Büyük Sahne.

Mariana Pineda. Federico Garcia Lorca. /Bahçevan/. 1987-88. İstanbul D.T. Venüs Sahnesi.

2.Caddenin Mahkumu. Neil Simon. /Spiker/. 1987-88. İstanbul D.T. Venüs Sahnesi.

Anatevka. Aleichem Scholom. /Mordchay/. 1988-89. İstanbul D.T. AKM Büyük Sahne.

Ivona. Witold Gombrowicz. /Rej.as. , çevirmen/. 1989-90. Ankara D.T.Küçük Tiyatro.

Cimri. Moliere. /Anselm/. 1989-90. İstanbul D.T. Bakırköy.

Dün Gece Yolda Giderken Çok Komik Bir Şey Oldu. Stephen Sondheim. /Baba/. 1990-91. İstanbul D.T. Venüs Sahnesi.

Afife Jale. Nazihe Aras. /Baba/. 1991-92. İstanbul D.T. Venüs Sahnesi.

Anatevka. Aleichem Scholom. /Mordchay/. 1992-93. Ankara Devlet Opera ve Balesi Büyük Tiyatro.

İzler. Jozef Szajna. /rej. as. , çevirmen/. 1993-94. Ankara D.T. Şinasi Sahnesi.

Cesur Şövalye. K.Penderecki, M. Stachowski. /reji asıstanı-çevirmen/. 1994-95. Ankara Devlet Opera ve Balesi 3.Tiyatro.

Anatevka. Aleichem Scholom. /Mordchay/. 1994-95. Ankara Devlet Opera ve Balesi Büyük Tiyatrosu.

Abdülcanbaz. Turhan Selçuk. /M.Vekili/. 1995-96. İstanbul D.T. Venüs Sahnesi.

Babaannem Yüz Yaşında. Roberta Cosa. /Franciesko/. 1996-98. İstanbul D.T. Venüs Sahnesi.

Yemenimin Uçları. Refik Erduran. /Yönetmen, Doktor, Nuh/. 1998-2000. İstanbul D.T. AKM. Oda Tiyatrosu







Kaynakça:


1. Carl Ebert : https://tr.wikipedia.org/wiki/Carl_Ebert

2. Bekir Coşkun "Farkına varmadan " . 30 Ekim 2002 . hurriyet.com.tr

3. Bekir Coşkun "Ölü sanatçılar ülkesi" 21 Mayıs 2004. hurriyet.com.tr

4. Tiyatro yangınları: Gazete kupürlerinden alıntılar.