Moda’daki Barış Manço Müzesi ve Evi
- Konaklar Muhtarlığı

- 44false47 GMT+0000 (Coordinated Universal Time)
- 7 dakikada okunur
Erol Kuntsal
Bu köşede genellikle Levent, Etiler ve Beşiktaş hakkında yazılar yayımladım. Bu yazımda ise, sizleri Kadıköy’ün Moda semtindeki bir müze-eve götürmek istiyorum.

(1) Barış Manço Müze Evi.
‘’Bir insan en son ne zaman bahsedilmekten vazgeçilirse, o zaman ölmüş sayılır’’ diyen Barış Manço’nun Moda’da yaşadığı, eserlerini ürettiği evi, Kadıköy Belediyesi öncülüğünde yenilenerek müze-ev haline dönüştürüldü. Moda semtinin, ismini bahçeli köşkleriyle, farklı giyimleri ve yaşam tarzlarıyla ilgi çeken ve bu konularda öncülük edenlerden aldığı söyleniyor.

(2) Barış Manço Müze-Evi.
”Barış Manço Moda 81300” sloganı ile tanınan evi ve Barış Manço adı (1943-1999), Moda’daki evde yaşamaya devam ediyor. Müze-evin bahçesinde, otomobili, şarkı sözlerinden esinlenerek yapılan “Domates, Biber, Patlıcan” ve ”Arkadaşım Eşek” heykelleri ile girişin tam karşısında, beyaz mermerden bir Venüs Heykeli karşılıyor ziyaretçileri.

(3) Barış Manço’nun otomobili.
Evin salonunda, bestelerini yaptığı ünlü Steinway B210 kuyruklu piyanosunun başındaki Barış Manço heykeli, ziyaretçilerine gülerek “Hoş Geldiniz” der gibi bakıyor. Silikon heykel, heykeltıraş Murat Daşkın’a Kadıköy Belediyesi tarafından 2014’te yaptırılmış. Barış Manço ile karşı karşıya olduğunuz hissini veriyor. Saçları gerçek insan saçı. Üzerindeki giyecekler gerçek giyecekleri.

(4) Salonda, piyanosunun başında.
Evin en kıymetli parçalarından olan ve “O benim rüyam” dediği piyanosunu, Barış Manço Avusturya’dan almış. Yine bu salonda Mithat Paşa’nın çalışma odasındaki kaplumbağa kabuğundan, kakma tekniği ile yapılan çalışma masası ve bu masayı aydınlatan avizesi var. Hemen karşısındaki bronz şamdan ve saat III. Napolyon dönemine ait. 1800’lerin sonu, 1900’lerin başı arasındaki döneme ait kıymetli cam eserler evde sergilenen en nadide parçalar. Desenli, mineli ve altın işlemeli cam vazolar salonun duvar nişlerine yerleştirilmiş. Bu cam eşyalar, Manço’nun çeşitli ülkelerden topladığı ve itina ile getirdiği en sevdiği parçalar. Koleksiyona ait likör takımları yemek salonundaki büfede. Sanat hayatı boyunca aldığı ödüllerin sergilendiği duvarlarda, tablo koleksiyonundan seçilmiş değerli tablolar da sergileniyor.
Antrenin solundaki yemek odasını, 90 kilo ağırlığında, 12 kollu, bronz bir Fransız avize aydınlatıyor. Avizenin hemen altındaki maun masa, tipik bir İngiliz masası. Odada, Napolyon tarzı bir dolap ve İngiliz Kraliçesi Anne dönemine ait olan bir büfe duruyor. Ailenin yaşadığı dönemde, yemek odasına servis yapmak için kullanılan bölümde, Manço’nun kostümleri sergileniyor. Yedek subay üniforması, kesmek zorunda kaldığı saçlarından bir tutam ve askere gitmeden önce annesinin elini öperken çekilmiş bir fotoğrafı da yer alıyor.
Birinci kata çıkan merdiven basamakları ve duvarlar piyano tuşları ve notalar şeklinde boyanmış. Birinci katta, siyah seramik kaplı bir ebeveyn banyosu var. Bu kattaki yatak odasında, 19. yüzyıl sonu, 20. yüzyıl başına ait, orijinal bir Fransız yatak odası takımı bulunuyor. Avizeler de o döneme uygun. Yüzük ve kemerleri vitrinlerde sergilenmiş. Yine bu kattaki misafir yatak odası, III. Napolyon dönemine ait olan ama Viyana ekolünü de yansıtan mobilyalarla döşeli. Bu mobilyalar sedef kakmalı, yaklaşık 180 yıllık ve Lale Manço ile evlendikten sonra aldıkları ilk antika eşyaları. Odaların duvarlarında, tablo koleksiyonundan seçilmiş değerli tablolar sergilenmekte.
İkinci kat, çocukları Doğukan ve Batıkan’ın odaları, çalışma ve oyun alanlarına ayrılmış. Çocukların oyuncakları, çeşitli ülkelerden anı olarak toplanan küçük objeler, cam vitrinlerde sergileniyor. Bu kattaki duvarlarda, Manço’nun yaptığı tablolar ve grafik çalışmaları var. Belçika Kraliyet Akademisi’nde resim ve grafik eğitimi aldığı dönemde yaptığı çalışmaları da bu katta. Akademiden birincilikle mezun olduğunu gösteren belge ve takıları, gitar ve plak şekilli vitrinlerde sergileniyor.
“Adam Olacak Çocuk” odası olarak düzenlenen bu kattaki bir başka oda, ziyaretçileri zamanda kısa bir yolculuğa çıkarıyor. Manço, 1988’de TRT’de yayınlanan “7’den 77’ye” adlı programıyla milyonlarca insana ulaşmıştı. Programın “Adam Olacak Çocuk” bölümü ile çocukların gönlünü fethetmiş ve onlara yeteneklerini sergileme fırsatı tanımıştı. Çocuklar Barış Ağabey’lerinden süt içmeyi, dişlerini fırçalamayı ve otomobilin arka koltuğuna oturmayı öğrenmişlerdi. Bu kattaki kamera, Manço’nun bu programın çekimlerinde kullandığı kameralardan biri. Odadaki ekranda ise “Adam Olacak Çocuk” program izlenebiliyor.
Evde ayrıca, modern Evliya Çelebi’si ve Kültür Elçimiz Manço’nun, seyahat ettiği ülkelerde çekilmiş fotoğrafları, pasaportu, uçuş kartları, eski yapraklı nüfus cüzdanı, kişisel eşyaları, el yazısı ile yazdığı yazıları ve gözlüğü gibi kişisel eşyaları, fotoğraf makinesi koleksiyonunun bazı parçalar yer almakta. Burada “Adam Olacak Çocuk” programlarında da kullandığı, birbirinden ilginç desenli kravatları da sergileniyor.
Girişin bir kat aşağısındaki, daha önce kiler ve çamaşırlık olarak kullanılmış bölüm, büro olarak düzenlenmiş. Bu bölüm şu anda yönetim odası. Odada, Manço’ya ait geniş bir arşiv ve eski bir kapıdan yaptırdığı ahşap bir taht sergilenmiş. Bu bölümde bir de “Şövalye Odası” var. Manço bu odanın atmosferinden aldığı ilhamla, Belçika Kraliyetinin verdiği şövalye armasından esinlenerek camlara ve kapı kanatlarına vitraylar yaptırmış. Duvarları baltalar ve şövalye dönemine ait eşyalarla süslemiş ve bu odada birçok beste ve tablo üretmiş. Çalışma masasında resim yaparken kullandığı boyalar sergileniyor.
Evin tarzına uygun kışlık bahçeye “Limonluk” adını vermiş. Kış bahçesinde, “Kurtalan Ekspres” grubunun enstrümanları ve 1905 yılı Amerikan yapımı ilk orgların atası sayılan, ayak pedalıyla hava üfleyerek çalışan bir “harmonyum” bulunuyor. Yazlık bahçede plak şeklinde tasarlanmış masalar ve nota şeklinde sandalyeler var.

(5) Barış Manço adı verilen Şehir Hatları Vapuru.
Barış Manço’dan Bir Anı
1979 yılında Lale Manço ile evlendikleri günün sabahında bir konser anlaşması sebebiyle Ankara’ya gitmeleri gerekiyordu. Tam o günlerde yeni bir grup kurmuşlardı ve gruba isim arıyorlardı. Haydarpaşa Garı’nda bindikleri trenin adı “Kurtalan Ekspresi” idi. Bu ismi çok beğendi ve gruba bu ismi verdi.
Barış Manço’nun en Sevilen Şarkıları
Ağlama Değmez Hayat, Alla Beni Pulla Beni, Aman Yavaş Aheste, Anlıyorsun Değil mi?, Ay Osman, Aynalı Kemer, Bal Sultan, Bebek, Ben Bilirim, Bir Bahar Akşamı, Can Bedenden Çıkmayınca, Çıt Çıt Çedene, Çoban Yıldızı, Dağlar Dağlar, Dere Boyu Kavaklar, Derule, Domates Biber Patlıcan, Eğri Büğrü, Gamzedeyim, Geçti Dost Kervanı, Gönül Dağı, Gülpembe, Gülme Ha Gülme, Günaydın Çocuklar, Halil İbrahim Sofrası, Hey Koca Topçu, İşte Hendek İşte Deve, Kağızman, Kalk Gidelim Küheylan, Katip Arzuhalim, Kazma, Kol Düğmeleri, Lambaya Püf De, Nazar Eyle, Nerede?, Seher Vakti, Unutamadım, Yemen Türküsü, Nick The Chopper.
Ayrıca, başrollerini Meral Zeren’le paylaştığı “Baba Bizi Eversene” adlı bir filmi var.

(6) Kanlıca’daki Mezarı.
Bu gezide evde yayımlanan Barış Manço şarkılarını dinleyeceksiniz ve evden muhtemelen bu şarkılardan birini söyleyerek çıkacaksınız.
Barış Manço Evi, resmi ve dini bayramlar ile Pazartesi günleri dışında her gün 09.00 ile 17.00 saatleri arasında ziyarete açık. Grup ziyaretleri için telefonla randevu alınması gerekiyor. Bilet fiyatları; tam 10, indirimli 5 TL. Biletler sadece mobilet sitesinden ve mobilet (Google plastere/app store) uygulaması üzerinden online olarak satılmakta. Gişede bilet satışı yapılmamakta. 65 yaş üzeri ücretsiz. Müze Kart geçersiz. Telefonları: 0216 337 94 13 - 0216 337 94 11. Bu gezide Kadıköy-Moda nostaljik tramvayından da faydalanabilirsiniz.
Köşkün Tarihi
Dawson adlı bir İngiliz, Moda’da Yusuf Kamil Paşa Sokağı’nda, 1895-1900 yılları arasında dönemin ünlü mimarlarından Constantine P. Pappa’ya (1868-1931) birbirinin aynısı iki köşk yaptırır. Köşklerden birinde kendisi, diğerinde oğlu, uzun yıllar oturur. Dawson’un oğlu için yaptırdığı köşk, birkaç el değiştirdikten sonra 1967’de yıkılarak yerine apartmanlar yapılır.
Dawson, köşkünü 1930’lu yıllarda bir Alman aileye satarak ülkesine döner. Köşk 1965’e kadar birkaç el değiştirdikten sonra İngiliz kökenli, birinci nesli İzmir-Bornovalı, ikinci nesli Modalı Levanten aile mensubu James Whittall tarafından satın alınır. Ailenin Anadolu'ya yerleşen ilk üyesi Charlton Whittall, 1809'da henüz 18 yaşındayken Liverpool'dan İzmir'e gelmiş, sonra kardeşi James'i yanına aldırmıştır. İşleri büyüten Charlton, İzmir'in zenginlerinden biri olmuş. Sultan Abdülaziz İzmir'e geldiğinde onun Bornova'daki evinde ağırlanmış. Bornova'da ölünce oraya gömülmüş. Oğullarından yalnız ikisi İzmir’de kalmış, diğerleri İngiltere'ye dönmüş. İkinci nesilden James, 1873'te İstanbul'a gelip Moda'da oturmaya başlamış. Bir şekilde Sir unvanı olan James, J. W. Whittall and Co. adlı bir firma kurmuş ve ithalat ihracat işleri yapmaya başlamış. İşleri büyüyünce, o zaman tenha olan Moda'da, caddeden denize kadar uzanan araziyi satın almış. Kiliseler, evler, konaklar inşa ettirmiş. En ünlüsü de Moda'daki Vitol Çıkmazı'na yaptırdığı evmiş. On bir tane çocuğu olmuş. Hepsi de Moda'da doğmuş, büyümüş. Babaları her ne kadar "Sakın evleri satmayın" diye vasiyet etse de çocuklar babaları ölünce her şeyi satıp İngiltere'ye gitmişler. Mimarisi göz dolduran o güzel taşınmazlar yıkılıp yerlerine apartmanlar yapılmış. Bir ev hariç; James Whittall'ın Modalı bir başka İngiliz'den, Bay Dowson'dan satın aldığı, Dowson'un da Zühtü Paşa'nın torunu Afife Hanım'dan satın aldığı, sonra da 1984’te Barış Manço'ya satılan evi. İngiliz kökenli aile evlerinin karşısına bir de kilise yaptırmışlar. Kilise halen ayakta ve faal durumda. Yapımına La Fontaine ve diğer İngiliz aileler de destek olmuş. Ancak kilise arsası ve yapımındaki büyük pay Whittall ailesine ait olduğu için Whittall ailesi tarafından yapıldığı varsayılıyor.
Barış Manço Müze-evi aslına uygun restore ettirmiş ve yerleşmiş. Köşkün dış görünüşünde, panjurların kaldırılması dışında değişiklik yapılmamış. Wiktoryen tarzdaki köşk; cepheyi çevreleyen kilit taşları, ferforje çift kanatlı balkonları ile o zamanın karakteristik mimari özelliklerini taşıyor.
Köşkün mimarı Constantine P. Pappa (1868-1931)
Osmanlı tebaasına ve Ortodoks Rum Cemaati’ne bağlı Pappa, Moda’da, Fazıl Paşa Sokağı’nın köşesinde oturmuş ve birçok eserini bu semtte gerçekleştirmiş. Tespit edilen ilk ofisi, 1908’de iş ortağı ile paylaştığı; Galata, Karaköy Caddesi, No: 19, Havyar Han’daki 69 numaralı odadır. Tarihi bilinen ilk eseri Sarıcazade Arif Paşa’nın Moda Caddesi üzerinde yaptırdığı Arif Paşa Köşkü’dür. Arif Paşa Köşkü, çağdaşı yapılar arasında özel bir yere sahiptir. Arif Paşa’nın ağabeyi Ragıp Paşa’nın Beyoğlu’nda yaptırdığı Rumeli, Anadolu ve Afrika Pasajlarının mimarları kesin olarak bilinmemekle birlikte, aynı aile için çalışan iki mimardan Auguste Jasmund veya Pappa’ya ait olma ihtimalleri vardır. Pappa’nın bilinen en büyük ölçekli yapısı, bugün de kullanılan Elmadağ Caddesi üzerindeki Arif Paşa Apartmanı’dır. Mezarının, Hasanpaşa’daki Kadıköy Rum Ortodoks Mezarlığı’nda olduğu saptanmıştır.
Turhan Selçuk Kültür Evi
Buraya kadar gelmişken, çok yakındaki Turhan Selçuk Kültür Evi’ni de görmenizi öneririm. 1941 yılında yayınladığı ilk karikatürün ardından tanınan, Türkiye karikatür tarihinin önemli isimlerinden Turhan Selçuk’un adını taşıyan Kültür Evi, karikatürist Cemil Cem’in (1882-1950), Cem Sokak’taki tarihi evinde açılmış.

(7) Turhan Selçuk Kültür Evi.
Köşk, 1909 yılında Romanya sefiri Miltiyadi Patos’un kızları için yaptırdığı iki köşkten biri. Diğer köşk yıkılmış. 1937 yılında ünlü karikatürist Cemil Cem satın almış ve ölünceye kadar ikamet etmiş. Daha sonra uzun yıllar restoran olarak kullanıldıktan sonra 2020 yılında İBB Miras tarafından restore edilmiş ve 2025 yılında Turhan Selçuk Kültür Evi adıyla ziyarete açılmış.

(8) Turhan Selçuk Kültür Evi.
Sergide, aile koleksiyonundan 65 adet orijinal karikatür, kişisel eşya, ödüller ve Turhan Selçuk’a armağan edilen eserlerle birlikte toplam 254 parça yer alıyor. Selçuk’un kariyerinin ilk yıllarından başlayarak gelişen çizgisi, on yıllık dönemlere ayrılarak inceleniyor. Ayrıca Abdülcanbaz ve Hababam Sınıfı gibi tanınmış karikatürlerin oluşumu da sergileniyor. Türk karikatürünün temel taşlarından Cemil Cem’in de anıldığı sergide, 26 adet orijinal Cemil Cem karikatürü yer alıyor. Cem’e ayrılan odada Atatürk Kitaplığı arşivinden alınan dergiler ve karikatür görselleri ile İstanbul Resim Heykel Müzesi koleksiyonundaki ünlü “Veli Efendi Çayırı” tablosunun röprodüksiyonu da sergileniyor.
Bu geziyi de bitirdikten sonra yürüyerek Kadıköy İskelesi’nin karşısındaki Muvakkithane Caddesi 11 numaradaki İş Bankası Kültür Yayınları satış mağazasını ziyaret edip birkaç kitap alabilir, sonra da hemen yanındaki tarihî Baylan Pastanesi’nin nostaljik ortamında güzel bir pasta yiyip (Sachertorte olabilir) kahve içebilirsiniz.
Seçilmiş Kaynakça
Kayış, Yasin, Cumhuriyet Döneminde Cemil Cem ve Cem Mizah Dergisi, Çağdaş Türkiye Tarihi Araştırmaları Dergisi, 18/36 (2018 Bahar), s. 89-105.
Kadıköy Belediyesi, Barış Manço Evi, Tanıtım Kitapçığı.
Vikipedia, Barış Manço.





Yorumlar